Ufak dokunuşlar mucizeler yaratabilir.

13 Ocak 2016 Çarşamba

Bazlama Pizza




Öğrenciler ve işten geç geldiği halde yemek bekleyen aile bireyleri olanlar bunu hemen denemeli. Bu bir; bazlama pizza! Bazlama Trakya da çok yapılan bir ekmek çeşidi. Tabi biz hazır olanı kullandık çünkü final haftası ve zamanın çoğu sınav çalışmaları ile geçmekte. Bu yüzden en pratik yemekler bu ara mutfakta favori. Marketten bazlamayı al,ikiye böl üzerine ketçap,yağ,salça üçlemesinden sür. Ben Salça değil kahvaltılık acuka kullandım bu üçlemenin üzerine ise peynir, kaşar , sucuk, biber , zeytin Serpiştir ve her türlü yemeği içine sıcacık saran fırın dostumuza emanet et. Sucuklar pişip biberler kendinden vazgeçince işlem Tamam. Afiyet olsun tüm kolaya kaçanlar.

8 Ocak 2016 Cuma

Pulbiberli Şekerli Kurabiye





Kim demiş pul biber ve şeker aynı yerde
olmaz diye? Mutfakta ilk unutmamız gereken şey kurallardır zira şefler tarifleri bir çok zıt tadı bir araya getirerek üretmekte. Ben eğitimli bir şef olmadığım için mutfakta ki en büyük devrimsel hareketim belki de pulbiber ve şekeri bir araya getirmek olabilirdi ki bir başkası bunu benden önce düşünmüş ve bu tarifi ortaya çıkartmış. Içinde mahlep baharatı da var. Peki siz mahlep'in bembeyaz çiçeklerle bezeli bir ağaçtan geldiğini biliyor muydunuz?


Peki ya çörek otunun hadisler de bile yer edindiğini? Rivayetlere göre Hz. Muhammed'in;  "onun ölümden başka her derde çaresi vardır" dediği söylenmektedir. Bu kurabiye de saydığımız tüm doğal bitkiler mevcut ama biz onu içerisine katı yağ katarak şifalı yönünden bir hayli uzaklaştıraracağız :) tarif oldukça basit;

 1 yumurta (akı içine sarısı üzerine)
1 bardak sıvıyağ 
150 gr margarin 
1 ç.b. Şeker 
1 ç.b çörek otu 
1 tatlı kaşığı mahlep
1 tatli kaşığı Pul biber 
1 tatlı kaşığı tuz 

Hepsini birleştir yuvarla sür fırına. Hazır kurabiye tadında ama ev yapımı olup hem acı hem tatlı hem kokulu garip bir tat çıkacak ortaya :) afiyet olsun. Bu arada bu blog artık 3 yaşında!

 " Gizemsel Mufak " iyi ki sana sahibim. En muazzam hobim burası. Dükkanım belki de :) takipte kalın,sevgiler...

5 Ocak 2016 Salı

Süzme Peynirli Börek





Evi demir,tuğla,çimento üçlüsünden ayırıp bize onu yuva olarak algılatan birşeyler söylemenizi istesem neleri sayardınız? Yuvayı dişi kuş yapar cümlesinde bile yapıcı özelliği ile bizi kucaklayan "yuva" ne demektir? Böyle yağmur ve kar gibi iç karartan doğa olaylarının kasvetli mevsiminde daha çok hissettiğimiz,daha çok aidiyet duygusu ile sarıldığımız o algı içimize bir dönüş bileti aslında. Daima üzerinden buhar çıkan, dumanı tüten bir şeyler içmek isteriz; bir fincan çay, tarçını bol bir sahlep, ev yapımı sıcak çikolatalar,ıhlamur mesela. Bana göre Dünyanin en ılımlı cümlesi "ıhlamuruna limon alır mısın? " olmalıydı. Bakın Cemal Süreya şöyle diyordu o hayranı olduğum ve aklımdan hiç çıkmayan kitabı "On üç günün mektuplarında" çay içiyorum ama artık ıhlamur içeceğim.Ne yumuşak,çağrışımlı,bağışçı,düşçül şeydir ıhlamur.Evimizin önünde bir ıhlamur ağacı olsun.Sen saksıda da yetiştirebilirsin ıhlamuru...
Demek Cemal'de benim gibi sevmiyor ıhlamuru,çay içiyor ama o da biliyor ki ıhlamur soğuk algınlığı ilacı değil kokusu ile çiçeği ile bir ruh dinginliği. Yani koku ve dumanı tüten her şey, bizim çimento yığınlarına iç ısıtan bir samimiyet ile bakmamızı sağlıyormuş. Nostaljik görünümlü bir radyo istiyorum bu sıralar, mumları yakıp iç yolculuğumda rastladığım her köşede kendimi selamlayacağım. Şimdi biraz börek alalım ve ayaklarımızı uzatıp bir yuvaya sahip olduğumuz için,huzurumuz için şükredelim. Bize içinde hala umut ile güzel kokular veren yuvalarımız iyi ki varlar. Size farklı bir tarif vermek değildi amacım bildiğimiz böreğin süzme peynirle yapılmış hali bu kara tepsideki güzellik. Aralarına ve üzerine yoğurtlu harç sür susam ve çörek otu ile makyajını yap ve yolla fırına. Süzme peynir daha ıslak ve daha yapışkan bir yapı sağladığı için kıtır kıtır börek sevmeyenler bunu sevecek biliyorum. Tıpkı ıhlamur gibi barışçıl kalın. Sevgiyle kalın.




10 Mart 2015 Salı

Yeniköy Kahvesi




Gittiğim yerleri yayınlamayı pek sevmesem de daha önceleri  Okkalı Kahve yazımda olduğu gibi tatlarını çok beğendiğim ve keşfedilmediğini düşündüğüm yerleri yazmayı seviyorum. Bu kez de Yeniköy'ün tepesinde kalan sakin, ılıman, insanı geçmişe davet eden dokularıyla kucaklayan bir yeri yazacağım. Merdivenlerden tırmanmaya başladığınızda eski Rumeli sokakları havasıyla sizi karşılıyor. İçerisinde bir kütüphane barındırması ise en eşsiz lezzet oldu benim için. Aslında burası arkadaş grubunuzla gidip okey ve kağıt oyunları oynayabileceğiniz bir kahvehane. Bunun yanı sıra sahil yürüyüşünüz sonrası, pazar kahvaltınız için doğru bir seçim olacaktır. Ben içeride asılı olan gazete yazılarından aldığım öğüt ile menemen'ini denedim. Size de tavsiyem kaşarlı ve peynirli olanı tercih etmenizdir. Ayrıca menü de  tatlı olarak havuçlu kek ve browni bulunuyor. Biz browni'yi tercih ettik ve yanılmadık. Burası elinizde bir şiir kitabı, gönlünüzde geçmişe olan özleminiz ile gidip huzuru bulabileceğiniz bir yer. Herkese söylemeyin ki burası ıssızlığıyla bizi kucaklamaya devam etsin :)
...Mutlu Günler

Yemek yiyip tatlınızı çay eşliğinde bir güzel mideye indirdikten sonra şömine karşısına geçip köpüklü bir türk kahvesi içmenizi de şiddetle tavsiye ederim.

18 Ocak 2015 Pazar

Nutella Kurabiye






Nutella sevmeyen bir kişi bile görmedim böyle biri varsa bile ona Nutella sevdirmenin bin türlü yolu var.Kekler,kurabiyeler,milföyler,açmalar her şeyin içinde denedik onu. Bana kalırsa Nutella markası bile bu ürünü piyasaya sunarken bu kadar odak noktası olacağını düşünmemiştir. Bizim hamarat Türk kadınları bir zoru daha başardı ve pazar piyasasına dahi el attı nutella ile birlikte. Bizde bir ucundan tutup bir tarif denedik. Uzun zamandır tarif paylaşımı yapamıyor olmam blogger dünyasından uzaklaştığım ve mutfak kabiliyetlerimi yitirdiğim manasına gelmez. Sebebimiz öğrenci olmak :) eskisi kadar sık olmasa da tarif paylaşımlarımız belli aralıklarla devam edecek takibimizde ve sevgi ile kalın.

18 Eylül 2014 Perşembe

Nohutlu Ispanak mı ?

Ve karşınızda serin iklimlerin prensi, temel reis'in kurtarıcı vitamin deposu;  'Ispanak'...

Şu meşhur bilmeceyi hatırlıyorsunuzdur; Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane?
Ben bu bilmecesi şöyle değiştiriyorum; Çarşıdan aldım bir kilo eve geldim bir avuç?

İlk görüntüsüyle torbaya sığmayan bu heybetli sebzemiz sıcak suyu gördüğündeyse ezilip büzülüp ufalmakta. Biz bu yeşil dostumuzu
bir çok tarif içerisine katıp lezzetli mamalar ortaya çıkartabiliyoruz. Mesela ıspanaklı börek sevmeyen biri olamaz, olmamalı. Hatta olayı biraz daha abartıp ıspanağı pastaların içerisine kattık. İşin daha çok formda kalma ve sağlıklı yaşam konusuyla ilgilenenlerse hiç merak etmesin; onlar içinde ıspanak detoksumuz var. Yani çocuklar istediği kadar kaçsın dursun. O tabak bitecek! Yoksa Safinaz Kaba Sakalın olur :)

Her zaman pirinç ile yediğiniz ıspanağı bu kez de nohut ile deneyin derim.

9 Eylül 2014 Salı

Muz Kızartması



Sıradaki tarifim bir televizyon kanalından alıntıdır, biz bu tarife internet sitesi aracılığı ile ulaştık. Bunu belirtmekte fayda var. Biz yayınlanan tarife birebir uymadık bu yüzden kendi mutfağıma göre uyguladığım reçeteyi paylaşacağım. Tarifin adı Muz Kızartması. Hayalinizde canlanan fotoğrafın bütün bir muzu krep yoğunluğunda bir karışıma batırıp kızartacağımız olması muhtemel. Fakat bu kez sizi ters köşeye yatıracağım. Nasıl mı ? Haydi tarife ;



Malzemeler;
3 adet muz
1 tatlı kaşığı hindistan cevizi
1 çay kaşığı kabartma tozu 
1 tatlı kaşığı tarçın 
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı şeker
1 su bardağı un 


Tarif;

Muzları çatal yardımıyla ezin ve tüm malzemeleri birleştirin. Elde ettiğiniz bozadan hallice karışımınızı bir kaşık yardımıyla yağda kızartın. Bu kısmı Mücver kızartmak gibi düşünebilirsiniz.
Servis esnasında bal,kayısı reçeli,pudra şekeri tavsiyemizdir. Afiyetle kalın.